
Birkaç on yıl önce, bilim insanları ve uzmanlar geleneksel postaya daha iyi bir alternatif bulmak için kafa patlatıp duruyordu. Bir dönem çağrı cihazlarımız ve ceplerimize sığdıramadığımız o aşırı büyük cep telefonlarımız vardı. Ancak en iyi ihtimalle nostaljik olsalar da, geçmişin teknolojisi 21. yüzyılın iletişim yöntemleriyle kesinlikle boy ölçüşemez. Şimdi, 2016 yılında, arkadaşlarımıza, ailemize ve iş arkadaşlarımıza bir saniyeden biraz daha uzun bir sürede ulaşılabiliyor. Klişede dendiği gibi: “Her şey tam anlamıyla parmaklarımızın ucunda”. Gerçekten de öyle.
Gelenekten yavaşça uzaklaşıyor muyuz?
Günümüzün hızlı yenilikleri nedeniyle ne kadar çok geleneksel rutinden vazgeçmek zorunda kaldığımızı inkar etmek zor. Alışmamız biraz zaman aldı (özellikle de eski nesiller için), ancak doğruyu söylemek gerekirse bu kesinlikle kötü bir şey değil. Aslında tam tersi.
Örneğin, 1993 yılında bir fırıncının yeni bir fırın modeli hakkında bilgi edinmesi için gereken zaman ve çaba, aylar sürmese bile genellikle haftalar alırdı. Şimdi, 2016 yılında aynı işlem fırın üreticisinin web sitesine göz atarak kolayca halledilebiliyor. Ayrıca, aynı fırın şirketi sonraki hafta sonu indirim yapacağını duyurursa ve fırıncı bunu arkadaşlarına haber vermek isterse, tek yapması gereken bunu Facebook, Twitter veya diğer popüler sosyal medya sitelerinde paylaşmaktır. Çağımızda hepimiz hayatımızın bir noktasında bu rutine kapıldık, bu nedenle sürece aşina olduğunuza oldukça eminiz.
Özetle, sosyal medya neredeyse her şey hakkında sesinizi duyurmak ve paylaşım yapmak için harika bir yoldur. Günümüzdeki etkisi inanılmaz derecede güçlü ve bu nedenle çevrim içi varlığınız, site oluşturma yolculuğunuzun ve sürdürülebilirliğinin başarısı için kilit bir faktör olabilir. Aslına bakılırsa, gazete bayilerinde düzenli olarak satılan Time ve The Economist gibi dergiler, içeriklerini hem basılı hem de çevrim içi kopyalar aracılığıyla sunarak çok daha geniş bir kitleye ulaşmayı başarmıştır. Benzer şekilde, etkili bir kişi sitenize denk gelir ve içeriğinizi beğenirse (veya en azından paylaşacak kadar alakalı bulursa), büyük olasılıkla içeriğinizi diğer sosyal medya mecralarında da yayacaktır.
Yine de siteniz hakkında söz yaymak için mutlaka etkili bir kişinin gerekmediğini unutmayın; hedef kitleniz kim olursa olsun, içeriklerinizi tek başınıza (veya birkaç kişinin yardımıyla) yalnızca sosyal medyada paylaşmak bile sizin için birçok kapı açabilir. Hatta BrandWatch.com’daki bir makale, (dünyanın toplam 3,17 milyarlık nüfusunun) 2,3 milyar insanının sosyal medyada yer aldığını belirtiyor.
Bu çok fazla insan demek. Emin olun, hedef kitleniz de bu demografik grupta yer alıyor olacaktır.
Sosyal Medyanın İşlevselliğini Genişletmek
Sosyal medyanın önemi, içeriğinizi görünür kılmanın yanı sıra, herhangi bir kitledeki veya pazardaki en son trendlerle güncel kalmaya kadar uzanır. Bu durum, özellikle kitlenizin istek ve ihtiyaçlarını ölçerken geçerli olacak ve onlara nasıl daha iyi ulaşıp hizmet verebileceğinize kadar uzanacaktır; unutmayın, kitleye ulaşmak sitenizin başarısı için her zaman önemli bir faktördür.
Sitenizin ilk ayında veya hatta ilk yıllarında sihirli bir şekilde 15.000 takipçi kazanamayacak olsanız da, sosyal medya hesaplarında aktif bir çevrim içi varlığa sahip olmak, öyle ya da böyle uzun vadede size kesinlikle önemli bir ivme kazandıracaktır. Unutmayın: Roma bir günde inşa edilmedi, bu yüzden kararlı olun!
Muhtemelen daha fazlası
Treehouse.com’daki ücretli bir video, e-posta ve geleneksel tanıtım etkinliklerine kıyasla sosyal medyanın kitleye ulaşmada diğer tüm yollardan iki kat daha etkili olduğunu belirtiyor. Gerçekten de sosyal medya, kitle erişiminizde büyük bir fark yaratabilecek güçlü bir araç olmaya devam ediyor. Sosyal medyanın çığır açan yanı ise çoğu zaman ücretsiz olmasıdır (ve neyse ki öyle). Bu yüzden bunu kendi avantajınıza kullanın!
Keyifli Site Kurmalar!